Ana içeriğe atla

A Tale of Two Cities / İki Şehrin Hikayesi Book Review ( EN & TR)

  I do not know how it works for you, but my decision to read a book is usually shaped by a recommendation or a review. I tend to read books that I become aware of through the suggestions of a writer or academic whose opinions I value, an influencer I enjoy following on social media, or someone in my own social circle whose taste I trust. Of course, this is not always the case. From time to time, I also choose books by researching topics I am interested in, or by purchasing the latest work of an author I already follow out of curiosity. When I bought A Tale of Two Cities , however, I had no prior knowledge of it at all. I did not know when or where it was written, who the author was, or even what the book was about. The only thought that pushed me to buy it was this: “Halil, you never read classic novels.” When I saw the book, I found myself thinking, “Which two cities, and what kind of story could this be?” and I purchased it with a small sense of curiosity. Unfortunately, it too...

Bursa'da 1 Günde Yapılabilecekler!!

 Merhaba! Son 1-2 yazımın aksine bu yazı bir kitap incelemesi ya da kısa özeti tadında bir yazı olmayacak. Bu yazımda Bursa'da bir gün içerisinde gidip gördüğüm yerler hakkında kısaca bahsedeceğim. 

Öncelikle güne herkes gibi kahvaltı ile başladık. "Misi Bahçe" adlı yer ilk durağımızdı. Küçük bir kasaba gibi bir yerde çayın yanında konumlanmış bir mekan. Dilerseniz çayın üstünde ayaklarınızı yer yer ördeklerin de bulunduğu çaya sokarak kahvaltınızı yapabilirsiniz. Fiyat-performans olarak iyi sayılacak bir mekan. Hayatınızın en iyi kahvaltısını yapmayacaksınız ama pişman da olmayacağınızın garantisini verebilirim. Özellikle sigara böreği, pişiler ve ekmeği gayet lezzetliydi.

Kahvaltı sonrası rotamız Mudanya idi. Deniz kenarı güzel, tatlı bir semt. Özellikle emeklilerin yaşamak isteyeceği kıvamda bir düzene sahip gibi hissettim. Yürüyüş yapılabilecek uzun bir sahile sahip Mudanya. Sahilin sol tarafında yürüme yoluna paralele olarak ise uzaktan da olsa Alaçatıdaki sembolik evleri andıracak renkli eski evlere sahiplik yapıyor ama turistlerin ilgi odağı olması için bence kırk fırın ekmek yemesi gerekiyor Mudanya Belediyesinin. Özelikle sahil gayet uzun ve büyük bir potansiyeli var ama deniz havası almak dışında gitmek için çokta bir sebep yok gibi. Eğer Mudanya'ya gittiyseniz yürüyüş yolunun başında bulunan Helvacı Ali'den dondurmalı irmik almayı ihmal etmeyin. Gayet lezzetli bir tatlı.

Öğlene doğru eski Bursa olarak adlandırabileceğimiz surların içerisi ve çevresinde bulunan tarihi yerleri görelim dedik. Görmeden önce Ulucami'nin yakınlarında bulunan bir çınarın altında bulunan kahvede ferahladık. Ulucami ve kapalı çarşı direkt olarak İstanbul'da Fatih, Selimiye, Eminönü ve kapalı çarşıyı vb. hatırlatıyor. Zaten çok farklı olmasını beklemekte biraz saçma olurdu. Ulucami'yi pandemiden kaynaklanan sebeplerden dolayı çok detaylı görme imkanımız olmadı ama bence kesinlikle gidilmesi gereken yerlerden biri. Sonrasında ise yakınlarda bulunan Tophane'ye gittik. Yol üzerinde Tophane surlarının yanından ve zaman zaman sur kapılarının içerisinden geçerek gidiyorsunuz. Tophane'de görebileceğiniz saat kulesi, Bursa'yı görebileceğiniz bir teras, Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazinin türbesini ve o tepenin sembolik toplarını görebiliyorsunuz. Hemen hemen bütün Bursa'yı görebilen güzel bir terasa sahip. Muhteşem şehir planlaması(!) sayesinde manzaranın tadını çıkarıyorsunuz. Ayrıca geleneği sürdürmek adına da Ramazan ayında sembolik olarak top atışları halen yapılmaktaymış.

Gün içerisinde dilerseniz Bursa'ya özgü süt helvası, cantık, köfteli pide gibi lezzetleri tadabileceğiniz tarihi mekanlara gidebilirsiniz. Biz sıcaktan da dolayı çok fazla acıkmadığımız için kendimizi direkt İskender'e sakladık. Botanik parkın içerisinde bulunan İskender Bey'in geleneğinin sürdürüldüğü meşhur İskender'i yemeye gittik. İskender'in yapıldığı ilk dükkan çok küçük ve eski olduğundan dolayı bu geleneği artık burada devam ettiriyorlar. Mekan tasarımı, atmosferi ile gayet güzel bir mekan. İskender ise gerçekten harika. İçerisinde kullandıkları her ürünü neredeyse hepsini kendileri üretiyorlarmış. Servis kağıdı olarak önünüze konulan gazete kağıdından hem İskender'in tarihi hem de ürünlerin kalitesi ve üretilişi hakkında çok güzel bilgi edinebiliyorsunuz. Ben özellikle tereyağına bayıldım. Şıra da gayet güzel bir içecek ama ben İskender'in yanına çok yakıştıramıyorum. Şalgam satmıyorlarmış. Bursa'ya özgü bir tat ve adet olmayabilir ama kolanın satıldığı yerde bence şalgam da satılabilir.

Güzel ve tatmin edici bir öğün sonrası günü kesinlikle dağ yolunda bulunan kafelerin birinde oturarak bitirin. Bütün Bursa'nın ayaklarınızın altında olduğu ve akşam saatlerinde gittiğinizde güneşin batışını seyredebileceğiniz güzel bir manzaraya sahip. Günün yorgunluğunu atmak ve dinlenmek için bence daha iyi bir alternatif yok.

Yazım yeterince uzun oldu yine. 1 güne sığdırmaya çalıştığımız her şeyi sizlere de aktarmaya çalıştım. Olur da yolunuz belki Bursa'ya düşerse bu yazıdan faydalanabilirsiniz. Ha bu arada dönüşte kestane şekeri de almayı unutmayın, adettendir. 

Son olarak bana bu günde eşlik eden;

Batuhan Tunceli

Nihal Fazlioska 

Nazan Fazlioska'ya selam olsun.

Hoşça kalın.












Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

A Tale of Two Cities / İki Şehrin Hikayesi Book Review ( EN & TR)

  I do not know how it works for you, but my decision to read a book is usually shaped by a recommendation or a review. I tend to read books that I become aware of through the suggestions of a writer or academic whose opinions I value, an influencer I enjoy following on social media, or someone in my own social circle whose taste I trust. Of course, this is not always the case. From time to time, I also choose books by researching topics I am interested in, or by purchasing the latest work of an author I already follow out of curiosity. When I bought A Tale of Two Cities , however, I had no prior knowledge of it at all. I did not know when or where it was written, who the author was, or even what the book was about. The only thought that pushed me to buy it was this: “Halil, you never read classic novels.” When I saw the book, I found myself thinking, “Which two cities, and what kind of story could this be?” and I purchased it with a small sense of curiosity. Unfortunately, it too...

The Big Nine - How the Tech Titans & Their Thinking Machines Could Warp Humanity / Dokuz Dünya Devi - Teknoloji Devleri ve Onların Düşünen Makineleri İnsanlığı Nasıl Tahrip Edebilir? -- Amy Webb, Book Review EN & TR

  Hello! After a very long break, I’m back with a New York Times Bestseller book. I bought this book more than two years ago, but I’ve just finished reading it. I’m sure you also have books you bought years ago that you still haven’t read. As I write these lines, I can’t help but glance at the other books that share the same fate... Honestly, when I bought this book, the AI craze wasn’t as much of a hot topic, at least not in Turkey. I believe this awareness became more pronounced with the advent of ChatGPT in our country. Without further ado, I’ll get into the main topic where I’ll quote parts of the book, try to explain what I understood, and share my thoughts. First of all, I find the writing of such a book beneficial for humanity. Discussing the potential impacts of AI on our lives before they directly affect us might prevent some negative scenarios. The author dedicates a significant portion of the book to these scenarios. The book is written about nine tech giants on a global...

In what order should I read Marvel comic books? (EN&TR)

I’m sure everyone has asked themselves this question dozens, maybe even hundreds of times. In fact, not only themselves, but many people have also asked it online and tried to find an answer. After getting lost in all the details and complexity, the excitement and motivation to read disappeared, and they gave up halfway through. Later, with sudden bursts of interest in comics, the cycle was triggered again, but once more, it burned out at the same point and the subject was closed. At some point, you might have felt like you finally found a way out and decided what to read — but then either you couldn’t find the very first issue of the series you wanted to start, or you thought: “Damn, if one single comic book costs this much, how much will I have to spend if I want to read the whole series?” and sadly gave up once again. As someone who has experienced these exact feelings myself, and who still decided to start reading despite the cost, I will try to help you based on my own experience...