Ana içeriğe atla

A Tale of Two Cities / İki Şehrin Hikayesi Book Review ( EN & TR)

  I do not know how it works for you, but my decision to read a book is usually shaped by a recommendation or a review. I tend to read books that I become aware of through the suggestions of a writer or academic whose opinions I value, an influencer I enjoy following on social media, or someone in my own social circle whose taste I trust. Of course, this is not always the case. From time to time, I also choose books by researching topics I am interested in, or by purchasing the latest work of an author I already follow out of curiosity. When I bought A Tale of Two Cities , however, I had no prior knowledge of it at all. I did not know when or where it was written, who the author was, or even what the book was about. The only thought that pushed me to buy it was this: “Halil, you never read classic novels.” When I saw the book, I found myself thinking, “Which two cities, and what kind of story could this be?” and I purchased it with a small sense of curiosity. Unfortunately, it too...

Netflix Dizisi : Ragnarok


İlk yazımı 1.sezonunu yeni bitirdiğim norveç dizisi olan Ragnarok hakkında yazmak istedim. Kısaca diziden anladıklarımı yazıya dökeceğim eğer yanlış veya eksik anladığım kısımlar olmuş ise lütfen beni bilgilendirin, boşuna açmadık bu blogu çünkü. Öncelikle İskandinav mitolojisine ilgi duyuyorsanız kesinlikle izleyin. Öyle ilgi duyuyosan dediysem abartmaya gerek yok. Benim gibi Vikings ya da Marvel'dan duyduysan ve hoşuna gittiyse de olur. Dizi anladığım kadarıyla binlerce yıldan beri hayatta olan, olağan üstü özelliklere sahip olan devler ile kasabaya yeni taşınan ve gizemli, yaşlı bir teyzeden özel güçlerini edinen ana karakterimiz arasındaki olayları ele alıyor. Bu ana karakterimiz dizide Thor olarak tanıtılıyor. Çünkü kendisini çekiç ve şimşekle pek haşir neşir olduğunu gördük. Dev olarak tanıtılan aile ise büyük savaştan canlı olarak kurtulmuş, insan gibi yaşayarak hayatlarına devam eden, kendilerine has özellikleri olan bir grup mitolojik karakterler. İnsanlar ile çok yakın ilişki kurmaktan çekiniyolar çünkü kendi öz kimliklerini kaybetmek ve belli etmek istemiyolar. Bu konuda bana biraz Twilight'ı andırması canımı sıkmadı desem yalan olur. Ana karakterimiz Magne ile bu aile arasındaki sorun sadece mitolojik olaylardan kaynaklanmıyor. Jutul ailesi kasabadaki en zengin aile ve bu zenginliği işlettikleri  fabrikadan kazanıyolar Bu fabrikanın Norveç doğasına ciddi zararlar vermesi çevreci bir öğrenci olan Isolde'nin dikkatini çekiyor ve bu konuda bir şeyler yapmak için deliller toplayarak kendince bir mücadele veriyor. Isolde ile yakın arkadaş olan Magne de kendini bu olayların içinde buluyor.  Sıkılmadan izleyeceğinizi düşündüğüm eğlenceli bir dizi. İlk sezon 6 bölümden oluşuyo ve bölümler ortalama 40 dk civarlarında. Çok detaya girmeden ve spoiler vermeden yazımı sonlandırmak istiyorum. Biraz yüzeysel oldu sanki ama idare edin artık. İlk elin günahı olmaz diyeceğim ama diğer yazıların da kusursuz olacağını garanti edemiyorum pek. Bu arada 2. sezon da onaylanmış. Neyse size iyi okumalar. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

A Tale of Two Cities / İki Şehrin Hikayesi Book Review ( EN & TR)

  I do not know how it works for you, but my decision to read a book is usually shaped by a recommendation or a review. I tend to read books that I become aware of through the suggestions of a writer or academic whose opinions I value, an influencer I enjoy following on social media, or someone in my own social circle whose taste I trust. Of course, this is not always the case. From time to time, I also choose books by researching topics I am interested in, or by purchasing the latest work of an author I already follow out of curiosity. When I bought A Tale of Two Cities , however, I had no prior knowledge of it at all. I did not know when or where it was written, who the author was, or even what the book was about. The only thought that pushed me to buy it was this: “Halil, you never read classic novels.” When I saw the book, I found myself thinking, “Which two cities, and what kind of story could this be?” and I purchased it with a small sense of curiosity. Unfortunately, it too...

The Big Nine - How the Tech Titans & Their Thinking Machines Could Warp Humanity / Dokuz Dünya Devi - Teknoloji Devleri ve Onların Düşünen Makineleri İnsanlığı Nasıl Tahrip Edebilir? -- Amy Webb, Book Review EN & TR

  Hello! After a very long break, I’m back with a New York Times Bestseller book. I bought this book more than two years ago, but I’ve just finished reading it. I’m sure you also have books you bought years ago that you still haven’t read. As I write these lines, I can’t help but glance at the other books that share the same fate... Honestly, when I bought this book, the AI craze wasn’t as much of a hot topic, at least not in Turkey. I believe this awareness became more pronounced with the advent of ChatGPT in our country. Without further ado, I’ll get into the main topic where I’ll quote parts of the book, try to explain what I understood, and share my thoughts. First of all, I find the writing of such a book beneficial for humanity. Discussing the potential impacts of AI on our lives before they directly affect us might prevent some negative scenarios. The author dedicates a significant portion of the book to these scenarios. The book is written about nine tech giants on a global...

Ortaçağ İnsanları, Marco Polo - Eileen Power, Kitap İncelemesi

  Merhaba! Bu aralar vakit buldukça okuduğum kitap olan Ortaçağ İnsanları'nın ikinci kısmı ile karşınızdayım. Bundan önceki yazımda da biraz bahsetmiştim. Bu kısım Marco Polo ile ilgili. Tek kelime ile özetlemem gerekirse bence kesinlikle inanılmazdı. Özür dilerim Bodo reis.. Bu kısım çok daha iyi. Bu kısa 2. kısımda Marco Polo'nun hikayeleri, yaşadıkları beni o kadar çok içine çekti ki yer yer duygulandım ve heyecanlandım resmen. Okudukça Marco Polo hakkında daha fazla şey merak etmeye başladım. Bu 17 yıllık macerasının Rustichello da Pisa tarafından derlenen seyahatnamesi kesinlikle okunacaklar listeme girdi. Umarım bir gün seyahatnamesi alır, okurum ve detaylı yazısını da yazarım.  Bu kısmı yazarken hikayelerin etkisini kaybetmemek için kendi cümlelerimden ziyade kitaptaki cümleleri kullanmaya çalıştım ve olay örgüsünün bütünlüğünü bozmadan anca bu kadar kısaltabildim. Neyse çok uzatmadan başlıyorum. İyi okumalar! Bu bölümün başında yazar bizi hayal gücümüzle 1268 yılındaki...